«
24 Temmuz’un teneke plaketleri

24 Temmuz Basın Bayramı veya Gazeteciler ve Basın Bayramı, Türkiye basınında sansürün kaldırılmasının yıl dönümü olarak her yıl 24 Temmuz tarihinde kutlanan önemli gündür. Bu tarihte en azından gazeteciler siyasi bürokrat ve STK’lar tarafından hatırlanır ve tenekeden yapılan birer plaket takdim edilir. Gazeteciler de onların fotoğraflarını çeker ve başlar kendileri için onur olan bugünde ele ve etekleri öpmeye…

Neymiş efendim falanca kişi filanca gazeteyi ve derneği ziyaret etti basın bayramını kutladı.

Ne bayramı kardeşim!

İşşizliğin, haksızlığın, asgari ücretin altında çalıştırılmanın, hakka tecavüzün diz boyu olduğu bu dönemde bayramdan bahsetmek; tecavüze uğrayan birinin halinden memnun kalması ile aynı duruma denk geliyor.

Dikkat ederseniz siyasiler hep kendilerine yakın olan kişileri ziyaret edip vasıflarına bakmadan bilgi ve birikimlerini görmezden gelerek teneke plaketlerini takdim ediyor.

Çünkü biliyorlar ki bu şahıslar onlardan sadece üç beş kuruş haricinde talepte bulunmayacaklar…

Alın, o 20 TL’ye aşağı çarşıdan yaptırdığınız tenekeleri evinize koyun, baktıkça da utanın…

Neden mi ?

Çünkü ziyaret ettiğiniz o adına gazete denilen paçavralarda çalışan emekçilerin bütün haklarına tecavüz ediliyor ve sanırım bu da sizin işinize geliyor.

Ama ne denir ki; İnsan insanın kuyruğuna basmaz meselesi misali…

Bu döngü hep böyle devam eder durur…

Hamdolsun bizim teneke insanlara da plaketlere de ihtiyacımız olmadı ve olmazda.

Burada bir parantez açarak dernek ve cemiyet ismini taşıyan tabelalardan da bahsetmek istiyorum.

Dernek ve cemiyetler emekçinin haklarını korumak adına kurulan kalkanlardır. Ancak ülkemizde ve kentimizde bu tersine işleyen bir durumdur.

Dernek ve cemiyetler patronların bir yerlere varmak için kurdukları birer basamaktır. Buralara üye olan gazetecileri de basamaklarda serili olan halı olarak örüyorlar… onların sırtına basıp yükselmenin ve daha çok para kazanmanın derdindeler…

Urfa’da bunun dışında bir şey yapan bir dernek ya da cemiyet başkanı varsa buyurun çıksın…

Bakalım gazetecilik terazisinde kaç gram gelecek…

Fazla uzatmanın bir anlamı yok.

Dernek ve cemiyetler birer çıkar tabelasından ibarettir. Bunun için pasif ve vasıfsız birer kuruluş olarak kalmaya devam edeceklerdir.

Bize düşen ise bu derneklerden uzak durmaktır.

Bu noktada yaklaşık iki yıldır mensubu olduğum Şanlıurfa Çalışan Gazeteciler Derneğinden istifa ediyorum.

Bu saatten sonra herhangi bir dernekle işim de bağımda olmayacaktır. Şanlıurfa’da hak temelli çalışan bir tek dernek ya da cemiyet olmadığından dolayı mesleki onuru ve şerefimi korumak adına alın terimle bireysel bir şekilde mücadele etmeye çalışacağım…

Bir Cevap Yaz

Bir Cevap Yaz

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlendi *